Logo

Girişimsel Radyoloji Uzmanı


Icon

Telefon

+90 555 569 45 89

Icon

Email

omfarat@gmail.com

Icon

Konum

Özel Adatıp Hastanesi, Sakarya, 54050 Serdivan/Sakarya

Beni takip edin

Sosyal medya hesaplarımdan beni takip edebilirsiniz

Bacakta Damar Tıkanıklığı Tehlikeli Mi?

Bacakta Damar Tıkanıklığı Tehlikeli Mi?

Bacakta damar tıkanıklığı, periferik arter hastalığının bir belirtisi olup ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Damar daralması veya tıkanıklığı, bacaklarda ağrı, yürüyüş kısıtlılığı ve doku hasarı riskini artırır.

Bacak damar tıkanıklığında risk faktörleri arasında sigara kullanımı, diyabet, hipertansiyon ve kolesterol yüksekliği bulunur. Bu durum ilerlediğinde yara iyileşme bozuklukları ve hatta gangren gelişebilir.

Bacak damar tıkanıklığının erken teşhis edilmesi, ileride oluşabilecek ciddi komplikasyonların önlenmesi açısından önemlidir. Girişimsel radyoloji yöntemleri ile tıkalı damarlar açılabilir ve kan akımı yeniden sağlanabilir.

Tedavi edilmeyen bacak damar tıkanıklığı kalıcı sakatlık ve organ kaybı riski taşır. Bu nedenle erken dönemde tanı ve uygun girişimsel tedavi yöntemleri ile hastalığın kontrol altına alınması büyük önem taşır.

Bacakta damar tıkanıklığı nedir ve neden önemlidir?

Bacakta damar tıkanıklığı, bacak atardamarlarında zaman içinde gelişen daralma veya tam tıkanma halinin sonucunda dokuların yeterince kanlanamaması durumudur ve son derece önemlidir. Bu problem, basit bir “kramptan” ibaret olmayıp, kalp krizi veya inme (felç) gibi büyük risklerin habercisi olabilir. Örneğin bir su hortumunun içi zamanla kireçle kaplanıp su geçişi azaldığında bahçeye su ulaşmaz. İşte bacak damarları da bu hortum misali, plaklarla (kolesterol ve kireç birikimi) daraldığında ilgili kas ve dokuların oksijen ihtiyacı tam karşılanamaz. Bazen hasta hiç belirti vermeden sinsi ilerler, bazen de yürürken bıçak gibi giren bir ağrı ortaya çıkar. Düşünün, yokuş çıkarken birden bacaklarınız yorulur, durup dinlenmeden devam edemezsiniz. Bu tablo ileride ciddi problemleri tetikleyebileceği için kesinlikle göz ardı edilmemelidir.

Bacakta damar tıkanıklığı hangi belirtilere yol açar?

Bacakta damar tıkanıklığı genellikle yürürken gelen ağrı veya kramp hissi, istirahatte bile dinmeyen bacak ve ayak ağrıları, ayaklarda soğukluk, deri rengi değişiklikleri ve zor kapanan yaralar gibi belirtilere yol açar. Ne kadar tanıdık geliyor değil mi? Belki yürüme mesafeniz kısaldı ve bunu “yaşlılığa” yordunuz, belki de ayaklarınızın sürekli üşümesini kansızlığa bağladınız. Oysa damar sertliği nedeniyle daralan bir atardamar, bacağınıza yeterli oksijen taşıyamıyorsa, adım attığınızda kaslarınız isyan etmeye başlar. Bu isyanı, “yeter artık, biraz dur!” dercesine sizi ağrıyla uyararak gösterir. Kişi durduğunda bu ağrı hızla hafifler çünkü kasların talebi azalır. Daha ileri aşamada, bacaklar dinlense bile şikâyet geçmez. Özellikle geceleri ayaklarınızı aşağı sarkıtmak ağrıyı biraz hafifletebilir, çünkü yerçekimi yardımıyla bir nebze daha fazla kan akışı sağlanır. Ayrıca bacak derisinde incelme, tırnaklarda bozulma veya ayağın belli bölgelerinde iyileşmek bilmeyen yaralar, ciltte renk değişikliği gibi belirtiler de alarm zillerinin çaldığını gösterir.

Bacakta damar tıkanıklığı neden olur ve risk faktörleri nelerdir?

Bacakta damar tıkanıklığı, temel olarak damar sertliği (ateroskleroz) sürecinin bir parçasıdır ve bu durumun başlıca nedeni damarların içinde plak adı verilen yağ ve kireç birikimleridir.. Şimdi “Neden benim başıma geldi?” diye sorabilirsiniz. Bunun cevabı, genetik yatkınlıkla birlikte birkaç güçlü risk faktörünün aynı anda devrede olmasında saklıdır. Örneğin sigara içmek, adeta baca dumanı gibi damarları katranla sıvamak gibidir ve tıkanıklık sürecini belirgin biçimde hızlandırır. Diabetes mellitus (şeker hastalığı), kanda şekerin yüksek seyretmesi nedeniyle damar duvarlarını iltihaplandırıp sertleştirir. Yüksek tansiyon, damarları aşırı basınç altında tutar ve uzun vadede hasara neden olur. Kötü beslenme alışkanlıkları yüksek kolesterol seviyelerine yol açarak damar duvarında plakların oluşmasını kolaylaştırır. Ailede kalp-damar hastalığı öyküsü ve ileri yaş da bu tabloya tuz biber ekler. Özellikle 65 yaş üstü bireylerde bu hastalığa daha sık rastlanır. Kısacası risk faktörlerini çoğalttıkça, adeta elinizdeki kartları daha da kötüleştirmiş olursunuz. Sigara içen, tansiyonu yüksek ve şekeri kontrolsüz biri, bacak damar tıkanıklığını kaçınılmaz hale getirebilir.

Bacakta damar tıkanıklığı ilerlerse ne gibi komplikasyonlar ortaya çıkar?

Bacakta damar tıkanıklığı ilerlerse bacakta doku ölümü, enfeksiyon, hatta uzvun kaybına kadar giden ciddi komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Bu durum küçük bir kan akışı probleminden öte, geri dönülmez sonuçlara yol açabilen bir zincir reaksiyona benzer. Eğer bacak kasları veya cilt yeterli kanı alamazsa, önce yara iyileşmesi bozulur. Oluşan küçük yaralar büyür, mikrop kapar ve zamanla doku ölümü (gangren) gelişebilir. İlerleyen dönemde, ayak veya bacağın bir kısmını kurtarmak için ameliyatla almaktan (amputasyon) başka çare kalmayabilir. Bir başka tehlike, aniden meydana gelen pıhtı (emboli) veya zaten daralmış damardaki hızlı tıkanma (tromboz) sonucunda bacakta “akut iskemi” adı verilen acil durumdur. Bu tablo “Saatler içinde müdahale edilmezse bacağını kaybeder” düzeyinde ciddidir. Daha önemlisi, bacak damarlarındaki tıkanıklık size kalp damarlarınızda da tıkanma olabileceğini fısıldıyor olabilir. Yani bu hastalar kalp krizi veya beyin felci (inme) geçirme riskini çok daha yüksek düzeyde taşır. Düşünün ki vücudun boru hattında bir yerde ciddi paslanma varsa, diğer hatlarda da benzer sorunların olma ihtimali yüksektir.

Bacakta damar tıkanıklığını nasıl anlayabilir veya teşhis koydurabiliriz?

Bacakta damar tıkanıklığını anlamanın en pratik yolu, bir damar cerrahı veya girişimsel radyoloji uzmanı tarafından yapılacak fizik muayene ve basit incelemelerle teşhis koydurmaktır. Damar tıkanıklığı genellikle ilk aşamada “Bu hasta acaba yürüme mesafesi kısaldı mı, ayaklarda nabız alınıyor mu?” gibi sorularla araştırılır. Hastanın şikayeti varsa veya muayene ile nabız alınamama durumu varsa  “Doppler ultrason” ile damarların içinden geçen kan akımı ve plaklar değerlendirilir.  Gerekliyse daha ileri incelemelerde tomografik anjiyografi (CTA) veya manyetik rezonans anjiyografi (MRA) uygulanarak bacak damarlarının bir haritası çıkarılabilir. İlerlemiş vakalarda veya girişim yapılması planlanıyorsa, kateter yardımıyla yapılan “digital substraksiyon anjiyografi” (DSA) hem tanı hem de eşzamanlı tedavi seçeneği sunar.

Bacakta damar tıkanıklığı için hangi tedavi yöntemleri uygulanabilir?

Bacakta damar tıkanıklığı için uygulanabilecek tedavi yöntemleri; ilaç ve egzersiz tedavisinden endovasküler girişimlere, hatta bypass gibi cerrahi işlemlere kadar geniş bir yelpazede yer alır. Bu yelpaze, hastalığın ciddiyetine ve hastanın durumuna göre şekillenir. Örneğin başlangıç aşamasında, damar daralması hafif seyrediyorsa ve yürüme mesafenizi çok kısıtlamıyorsa, düzenli egzersiz (özellikle yürüyüş), sigarayı bırakma, kolesterol düşürücü ilaçlar (statinler) ve tansiyon-şeker kontrolü gibi basit ama etkili adımlar atmak yeterli olabilir. Bunlarla kaslar daha iyi çalışmaya başlar, vücut yeni kılcal damar yolları (kollateraller) oluşturarak eksik kan akışını telafi eder. Daha ilerlemiş vakalarda ise balon anjiyoplasti, stent yerleştirilmesi veya atardamar içi plak temizleme (aterektomi) gibi endovasküler yöntemlerle tıkanıklığın açılması sağlanabilir. Çok uzun veya kritik segment tıkanıklıklarında ise bypass ameliyatı devreye girer. Burada, tıkanık bölümün üst ve alt kısmına sağlıklı bir damar köprü yapılır. Nasıl ki bir otobanda kaza sebebiyle trafik tamamen durduğunda alternatif bir yan yol açılıyorsa, bypass da damar için aynı mantıkla kalıcı bir çözüm oluşturur.

Bacakta damar tıkanıklığı ve yaşam tarzı değişiklikleri gerçekten işe yarar mı?

Bacakta damar tıkanıklığı tanısı konmuş pek çok kişide, yaşam tarzı değişiklikleri gerçekten etkili bir iyileşme sağlar. Basitçe “egzersiz” der geçeriz ama aslında doğru şekilde yapılan düzenli yürüyüş, mucizevi sonuçlar doğurabilir. Diyelim ki her gün yarım saatlik tempolu yürüyüş yapıyorsunuz. Başta ağrılarınız belirli bir mesafede başlasa da zamanla o mesafe uzar, hatta bazen bu ağrılar geriler. Çünkü kaslarınıza giden yollar, tıkalı ana damarlar yerine yan yollarla (kollateral damarlar) oksijen taşımayı öğrenir. Ayrıca düzenli yürüyüş, kolesterol ve kan şekerinizi dengede tutar, kilonuzu kontrol altında tutmanıza yardımcı olur. Sigarayı bıraktığınızda ise damarlarınızın adeta “üzerindeki ağır yük” ortadan kalkar ve ilerlemenin hızı büyük ölçüde yavaşlar. Beslenmenize dikkat etmek de önemlidir. Düşük doymuş yağ içeren, liften zengin, bol sebze-meyve tüketilen bir rejim, damar sağlığı için idealdir. Eğer doktorunuz gerekli görürse kan sulandırıcı (antiplatelet) ilaçlar veya kolesterol düşürücü statinler başlar. Tüm bu önlemler birleştiğinde, hem bacak ağrıları azalır hem de kalp krizi veya inme geçirme ihtimali belirgin şekilde düşer.

Bacakta damar tıkanıklığı durumunda ameliyat veya girişimsel tedavi ne zaman gerekir?

Bacakta damar tıkanıklığı durumunda ameliyat veya girişimsel tedavi, yaşam kalitesini ciddi anlamda düşüren yürüme ağrıları veya istirahat ağrıları başlamışsa ve yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol altına alınamıyorsa gerekir. Ayrıca bacakta yara oluşumu, doku ölümü veya ciddi enfeksiyon gibi hayati riskler söz konusuysa da vakit kaybetmeden müdahale şarttır. Mesela balon anjiyoplasti ile dar bölge açılıp oraya stent konabilir veya plaklar özel cihazlarla temizlenebilir. Bu yöntemler genellikle kasık bölgesinden ufak bir iğne deliği aracılığıyla uygulanır ve hastanın hastanede kalma süresi kısalır. Fakat bazı hastalarda tıkanıklık uzun bir segmenti kaplayabilir ya da daha önce yapılan müdahaleler başarısız olmuş olabilir. Böyle durumlarda bypass ameliyatı gibi daha büyük cerrahi işlemler devreye girer. Burada hastanın bacak veya kolundan alınan bir damar parçası ya da yapay bir greft, tıkalı alanı köprüler. Uygulama zorlu olsa da uzun dönemde hastaya daha konforlu yürüyüş ve doku iyileşmesi sağlar. Yani karar, damarların tam haritasına, hastanın genel sağlık durumuna ve şikâyetin ciddiyetine göre verilir.

Bacakta damar tıkanıklığı ömür boyu sürecek bir hastalık mıdır?

Bacakta damar tıkanıklığı, tedavi edilse dahi temelde aterosklerozun (damar sertliği) kronik bir süreç olması sebebiyle ömür boyu takip edilmesi gereken bir hastalıktır. Bu demek değildir ki tedavi ve önlemlerle tamamen umutsuz bir tablo ortaya çıkar. Aksine, uygun tedaviler ve düzenli takip sayesinde çoğu kişi gayet aktif bir hayat sürmeye devam eder. Ancak unutmayalım ki damar sertliği, bir kez başladı mı tamamen yok etmek mümkün değildir. Bacak damarlarınızı açtırmış olsanız dahi eğer sigara içmeye devam ediyor, tansiyonunuzu ve kan şekerinizi kontrol altına almıyorsanız, plaklar tekrar ortaya çıkabilir. Bu nedenle “Bir kere damar açtırdım, artık sorun bitti” gibi bir düşünce yanlıştır. Düzenli kontroller, ilaçların aksatılmaması, yürüyüş gibi egzersizlerin bırakılmaması, sağlıklı beslenme ve tütün ürünlerinden uzak kalma, bu hastalığın tekrar nüksetmesini büyük oranda önler. Özellikle yılda bir ya da doktorun önerdiği aralıklarla yapılan kontroller, herhangi bir tıkanma eğilimi tekrar başlarsa erkenden müdahale etme şansı verir. Yani kontrolün sizde olması, durumu uzun vadede yönetilebilir kılar.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir